Sigaranın Zararları

Biz Kimiz

Sigarayla savaşanlar insanın en büyük düşmanı olan sigaraya karşı 1994 yılından beri savaş vermektedir. Sigarayla savaşanlar bu savaşı sigara tiryakilerine karşı değil insanlığın bir numaralı sağlık sorunu olan tütün ve tütün mamüllerine karşı vermektedir. Bu amaçla sigarayla savaşanlar:

  • Çocuk ve gençlerin hiçbirzaman sigaraya başlamaması için onları bilinçlendirmektedir.

  • Sigara içmeyenlerin sigara dumanından (pasif içicilik) korunması için eğitim ,seminer çalışmaları yapmakta kitap, dergi, broşür cd vs. yardımıyla insanları bilgilendirmektedir.

  • Sigara tiryakilerini sigara bırakmaya teşvik etmek, bırakmak isteyenlerede yardımcı olmak için çabalarını sürdürmektedir.

  • Bu başarılı çalışmalar sonucunda da birleşmiş milletler dünya sağlık örgütü who tarafından 2002 yılında ödüle layık görülmüştür. 2006 yılı 'Yedinci Tüketiciyle Dost Altın Kalite Zirvesi' kapsamında: İnsan yaşam kalitesinin arttırılmasına, tüketici bilincini geliştirilmesine katkıları sosyal sorumluluk çalışmaları, tüketici gözündeki saygınlığı güvenilirliği ile sigarayla savaşanlar kurucumuz Tandoğan Müftüoğlu tüketici dostu sivil toplum lideri ünvanını 'Tüketiciyle Dost Altın Kalite Sertifikası'nı almaya hak kazanmıştır. 1453 eğitim kamu resmi özel kurum ve kuruluşlarda yapılan başarılı çalışmalar sonucunda da kurumlarca çeşitli ödüllere layık görülmüşlerdir. Sigarasiz bir hayata doğru parolamızla sigara zararlarından insanlığı korumak ve kurtarmak için çalişmalarimiz devam etmektedir.

    Merkez Ofisimizin Fotoğrafları için tıklayınız



    AKCİĞER KANSERİ! E Kitap

    EN ÖNEMLİ NEDENİ SİGARA !



    Pasif İçicileri Korumak

    E Kitap

    Pasif İçicileri Korumak

    Pasif İçicileri Korumak

  • Başkalarının yanında sigara içmek bir hak değil, olsa olsa, başkalarının temiz hava soluma hakkına yapılan saldırıdır.
  • Sigarayla Savaşanlar, sigara içmeyenlerin sigara içenlere karşı haklarını aramayı teşvik etmektedir.
  • Bu hakları korumak için çıkarılan “sigaranın zararlarının önlenmesine” dair 4207 sayılı yasanın uygulanmasını sıkı bir şekilde takip etmekteyiz.
  • Yasaya uymayan kurum ve kuruluşları mülki amirlikler ile birlikte denetleyip, bu konuda yasaya uymamakta ısrar edenlere yasal yaptırımlar uygulatmaktayız.
  • Ölüm teklif etmeyin!

    E Kitap

    Ölüm Teklif Edilmez!
  • Sonucu ölüm olan sigaranın hala bir ikram aracı olması bir çelişkidir.
  • Zehir, asla ikram aracı olmamalıdır.
  • Başkasına sigara teklif etmenin anlamı: “Senin ölmeni istiyorum”
  • Sigarayı ikram aracı olmaktan çıkarmalı, bize sonradan gelen bu kültürden vazgeçmeliyiz.
  • Slider im ajans ankara 1

    Sigaraya son!

    İçmeyin

    Slider im ajans ankara 2
    Slider im ajans ankara 3
    Slider im ajans ankara 3

    Sigaraya son!

    İçmeyin

    Slider im ajans ankara 4

    Sigaradan Kurtulmak

    3 Gün 20 şer Dakika ile Sigaradan Kurtulmak Fransa da geliştirilmiş bu konuda devrim denilebilecek çok özel bir tekniktir.Işın cihazı yardımıyla bu ülkede binlerce kişi sigarayı bırakmayı başarmıştır. Artık ülkemizde de uygulanan bu teknikle sigarayı bırakmak çok daha kolay hale gelmiştir. Vücuda hiçbir yan etkisi olmayan bu teknik, biyolojik olarak vücudun gerektikçe ürettiği, ancak sigara yüzünden kendi başına üretmediği nerdeyse, unuttuğu doğal iç denge salgımız olan 'endorfinlerin' salgılanmasını deyim yerindeyse vücuda tekrar öğretmekte, üretimi başlatmaktadır. Vücut bu salgıyı bir çok konumda üretirler. Örneğin üzüldüğümüz zaman veya sevindiğimiz zaman ya da fiziksel bir zorlanma ile karşılaştığımızda bu salgı vücudumuz tarafından üretilir. Hatta gülmek bile endorfin salgılanmasına nedeni ile bu salgı yeteri düzeyde salgılanmaz, tiryaki vücudun üzüntü, sevinç, stres gibi durumlarında biyolojik olarak bu ihtiyacı, sigara içmek sureti ile karşılar. Sigaranın temeldeki fiziksel bağımlılığı budur. Nikotin, bilindiği gibi bir uyuşturucudur. Bütün bu tür uyuşturucularda olduğu gibi sinirlerdeki nöronlara yerleşirler. Sinir hücrelerinin doğal endorfin üretmesi yönünde vücudu uyarmayı durdurturlar. Bu şekilde beyin yanılarak , endorfin yerine nikotinin alınması yönünde talepte bulunur. İşte , tiryakinin en çok sigara içme ihtiyacı bu şekilde kendini gösterir. Doğal endorfin yerine sürekli ona benzeyen , ancak asla onun yerini tutmayan nikotin alma talebi gelir. Yani sıra , 4.000 civarında zehir de sigara ile birlikte kana karışır. Tiryaki hem streste , üzüntüsünde hem de sevincinde sigara içme ihtiyacı duyar. Bu teknikte , vücudun belirli noktalarına , mili amper ile ifade edilecek şekildeki özel dalga boyunda ayarlanmış , enfraruj ışın uygulanması sonucunda sinir hücreleri vücudun doğal salgısı olan endorfin bol miktarda üretmeye başlamaktadır. Böylece üç gün süreyle tiryakinin nikotine olan suni talebi sonlanmaktadır . Bundan sonra da endorfin salgısı normal olarak salgılanmaya devam etmektedir. Sigara içmeme kararında seçimini yapan kişilere uygulanan bu teknikte, uygulama anında hiçbir şey hissedilmez ve herhangi bir yan tesiri yoktur. Doğal olarak bize güneşten de gelen bu ışın dışarıdan deri yüzeyine süzülmüş olarak tutulmaktadır. Sigarayı bırakmak isteyen herkese yardımcı olunmaktadır. Sigarayı bırakmak isteyenler üzerinde, Fransa’da elde edilmiş başarı oranı ülkemizde de elde edilmektedir. Başarıyı sağlama almak için uygulamaya gelen tiryakilere psikolojik taktiklerde öğretilmektedir. Teknik , bir kişiye günde 20 şer dakika olarak üç gün üst üste yapılmaktadır.

    Pasif içicilik

    Sigara kullanan kişilerin bulunduğu ortamlarda bulunan kişiler edilgen pasif içici olarak adlandırılır ve sigaranın zararlarından bazen içen kişiden daha çok etkilenirler. Bu durumu biraz olsun engellemek için toplu olarak bulunulan yerlerde içen ve içmeyen kişileri ayrı ortamlarda tutmamaya yönelik çalışmalar vardır. Örneğin birçok restoranda sigara içilen ve içilmeyen bölümler ayrılır. Toplu taşıma araçları ve bazı kapalı mekanlarda hiç içilmez. Ancak bu önlemlere rağmen sigara açık havada bile içmeyenlere zarar vermekte ve rahatsız etmektedir.

    Sigara içme Yasağı

    65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir. Dünya üzerinde bilinen ilk uygulama 1993 yılında ABD'nin Kaliforniya eyaletinde başlamıştır. Hollanda ve İrlanda'da 1 Ocak 2004, Fransa'da 1 Şubat 2007, İngiltere'de 1 Mayıs 2007, Almanya'da 1 Ocak 2008, İspanya'da 1 Ocak 2006, Norveç'te 1 Haziran 2004, İsveç'te 1 Mayıs 2005 ve Kosova'da 1 Mart 2011 tarihinde kapalı yerlerde sigara içilmesi yasaklanmıştır. Türkiye'de sigara tüketimine ilişkin ilk yasal kısıtlama, 26 Kasım 1996 tarih ve 22829 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun ile öngörülmüştür. Bu Kanun ile sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinin zararlarının anlatılması ve tüketiminin önlenmesine ilişkin tanıtım, vb. uygulamalar gündelik hayatta yer bulmaya başlamıştır. 4207 sayılı Kanunda 19 Ocak 2008 tarih ve 26761 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5727 sayılı Kanun'la esaslı değişikliklere gidilmiş, sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinin, evler hariç, her türlü kapalı ortamda tüketimi yasaklanmıştır. 5727 sayılı Kanun'un bu hükümleri, anılan kanunun yayımından 1,5 yıl sonra tam olarak yürürlüğe girmiştir.
    Bu bağlamda Türkiye'de 19 Temmuz 2009 tarihinden beri evler hariç her türlü kapalı ortamda sigara tüketimi yasaktır. Bunun yanında 2013 yılında çıkarılan bir kanunla taşıtlı araçlar içinde de sigara yasağı başlamıştır. Sonuç olarak Türkiye, sigara tüketimi ile en sert mücadele eden ülkeler arasında sayılmaktadır


    SİGARA ÖLDÜRÜR!

    Bırakmak için neyi bekliyorsunuz?


    Neleri Başardık

    Sigarayla Savaşanlar, sigaranın zararlarının önlenmesi için hazırlanmış olan, fakat bir türlü çıkarılamayan yasanın mecliste kabul edilmesine yönelik bir strateji oluşturulmasına katkıda bulundu, ve 16 ay gibi bir sürede hedefe ulaşıldı. Kabul edilen 4207 sayılı yasaya göre, bütün televizyonlarda ayda 90 dakika yayınlanması zorunlu olan , “sigaraya karşı eğitici programları, 1996 dan beri kendi imkanları ile kesintisiz olarak gerçekleştirmektedir. Toplumda, henüz istenildiği seviyede olmasa da, sigaraya karşı bir bilinçlenme filizlenmeye başlamıştır.

    Katran ve kanserle ilişkisi

    Sigara katranı veya Türkçede yaygın kullanılan İngilizcesi tar, sigaranın kısmî yanması sonucu dumanı oluşturan katı kısımdır. Sigaradaki katran miktarı sigaranın kanser yapma potansiyeli ile orantılı olduğu için, çoğu ülkede satılan sigaralarda bulunan katran miktarının (nikotin ve karbon monoksit miktarlarıyla beraber) belirtilmesini zorunlu kılan kanunlar vardır.

    Laboratuvar farelerinin sırtlarına sigara katranı ekstresi sürüldükten sonra bu hayvanlarda sürülen katran miktarı ile orantılı sıklıkta kanser görülmesi üzerine sigaralarda ne kadar az katran olursa o kadar daha az tehlikeli olacakları kanısı yerleşti. Örneğin Avrupa Birliği, sigaralardaki katran miktarını 10 mg'da sınırlanmıştır. Sigaradaki katran miktarını belirlemek için kullanılan düzenekte bir sigaradan düzenli aralıklarla belli bir hacim hava, belli bir hızda duman çekilir. Duman bir filtreden geçirildikten sonra, filtrede biriken nem ve nikotin bir çözücü ile çıkartılır, kalan malzemenin miktarı tartılır. ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından standartlaştırılmış yöntemlerle sigaralardaki katran, nikotin ve karbon monoksit ölçülmüş, ISO tarafından geliştirilen benzer bir yöntem Avrupa'da ve diğer ülkelerde de kabul görmüştür. Ancak, sigara katran ölçüm makinalarının belirlediği katran miktarının bir insanın içine çektiği katran oranına karşılık gelmediği bulunmuştur. Sigara endüstrisi sigaraların tasarımını değiştirerek bu ölçüm yöntemiyle belirlenen katran miktarından daha fazlasının vücuda girebilmesini sağladılar. Filtrede bulunan delikler sayesinde makinanın içine çekilen dumanın havayla karışması sağlanırken, sigara içen insanların bu delikleri dudakları veya parmakları ile kapatarak dumanı daha yoğun bir şekilde içlerine çektikleri bulundu. Ayrıca, insanların sigara içme biçimleri kişiden kişiye çeşitlilik göstermekte, herkesin dumanı çekme süresi ve hızı makinanınkine uymamakta ve bunun sonucu bazı kişilerin çektikleri miktar, makinanın belirlediği miktarın iki katını bulabilmektedir. Bir sigaradaki nikotin oranının azalmasının sadece insanların daha çok sayıda sigara içerek bu eksikliği telafi etmelerine neden olduğu bulundu. Derin çekme sonucunda duman akciğerde daha derine nüfuz eder. Bu nedenlerden dolayı bir sigaranın katran seviyesi onun karsinojenik potansiyeline karşılık gelmemektedir. Sigara katranı oluşturan maddelerin bir kısmı doğrudan tütünde bulunan maddelerin ısınma sonucu buharlaşmasından kaynaklanır. Diğer maddeler ise tütünde bulunan maddelerin yüksek sıcaklıkta oksijenle reaksiyona girmeden veya kısmen girerek oluşturdukları piroliz ürünleridir. Başka maddeler ise ısının neden olduğu sentez (pirosentez) reaksiyonlarıyla ortaya çıkar. Katranı meydana getiren bileşiklerin bir kısmı tütün bitkisine aittir, bir kısmı ise tarım ilaçları (arsenik, DDT, endrin) veya sigara imalatında kullanılan çeşitli katık maddelerdir (şekerler, koku maddeleri, vd). Tütünün kaynağına bağlı olarak toprakta bulunan bazı ağır metaller (nikel) ve radyoaktif elementlerin de seviyesi farkedebilir. Sigara katranında en az 69 karsinojen ve çeşitli toksinler bulunur.[9] Bunlarına arasında polisiklik aromatik hidrokarbonlar (örneğin benzapiren), N-nitrosaminler (örneğin 4-(metilnitrosamino)-1-(3-piridil)-1-butanon) sayılabilir. Toksik maddeler arasında kurşun, arsenik ve diğer ağır metaller, formaldehit, amonyak ve karbon monoksit de vardır. Poliaromatik hidrokarbonlar arasında N-nitrosaminler, aromatik aminler, isoprenoidler, pirenler, benzopirenler, krisenler, antrasenler, fluorantenler, karsinojenik aza-arenler (kuinolin ve fenantridinler gibi) bulunur. Ayrıca katranda basit ve karmaşık fenoller, kresoller, naftoller, alken ve alkanlar, benzenler ve naftalenler, karboksilik asitler, metal iyonları ve radyoaktif elementlerden potasyum-40, kurşun-210, polonyum-210 ve radyum-226 bulunmaktadır. Sigara katranında bulunan çok ornatıklı fenol türevleri; lignin, selüloz ve diğer bitki pigmentlerinin pirolizinden kaynaklanır. Bu bileşikler hidrojen peroksit yaratarak DNA (ve diğer biyomoleküllerin) hasarına yol açarlar. o- and p-benzosemikuinon radikalleri de stabil serbest radikaller oluşturup DNA'ya hasar verebilirler.





    SİGARASIZ BİR HAYAT İÇİN SS

    GMK Bulvari No:38/6 Demirtepe / ANKARA Tel: 0 312 417 67 60-66 Fax: Fax: 0 312 417 67 60